«Kükürt tepeli kakadu», Yeni Gine ormanlarının en gürültücü kuşları ve Avustralya bölgesi kakaduları’nın en canlı örnekleridir. Bütün gürültücülüklerine rağmen, son derece ürkek ve şüpheci olduklarından yanlarına yaklaşılması güçtür. Sürülerinin kendilerine gözcüler tayin ettikleri söylenir. Devamını Oku
African Grey Parrots (Psittacus erithacus erithacus)
Son zamanlarda en ilgi çekici kafes kuşlarından biri olma özelliği taşıyan Afrika Gri Papağanıdır. Amazon Papağanı olarak da bilinen bu cinsin bir çok farklı rengi olan diğer amazon papağanlarına kıyasla konuşma özelliği çok daha üstündür. Diğer Afrika papağanları daha güzel ve renkli olmalarına karşın daha az konuşkandırlar. Gri papağanlar öyle yeteneklidirler ki, bir çok yetiştirici kendi kuşlarını sahiplerinin seslerini çok iyi taklit ettiklerini, ses tonuyla dahi aynı olduğunu vurgularlar. Öyle ki bir babanın sesiyle konuşan papağan adamın oğlunu kandırabilmiştir. İnsanları da bu kadar iyi kandırabilecek kadar taklit güçleri olması onları iyice popüler kılar.
Gri papağanlar çoğunlukla Güney Amerika, Asya,Avustralya ve Afrika’dan getirilirler. Bir erkek Afrika papağanı genelde bir güvercin boyutlarındadır. Dişi daha da ufaktır. Vücut gri, erginde kuyruk açık kırmızı, ergin olmayanlarda koyu kırmızı bir renk tonu hakimdir. Bir yaşın altında ise gözler siyah renkteyken 1 yaşından sonra griye ve en son sarımsıya döner. Normalde 20-25 yıl bazen de 70 li yaşlara kadar yaşayabilirler.
Beslenme: Doğada meyve ağaçlarında beslenmeyi severler. Zeytin ağaçlarını meyvelerini, katı yumurtayı, sütlü kuru ekmek parçalarını, haşlanmış patatesi, mısır ve tuzsuz ayçekirdeklerini, fıstık, yulaf, buğday, pirinç, kara buğday, arpa, sorgum ve fındık gibi yemleri sevmektedir. Cold live oil, wheat germ oil gibi değişik preperatları petshopunuza sorunuz. Beslenme iyi olursa sağlığı da o derece iyi olacaktır. Yeşilliklerden marul yıkanmış olarak tercih edilmelidir. Maydonaz aşırı ishal yapabileceğinden verilmez. Dışardan vereceğiniz değişik yiyecekler genelde birdenbire çok miktada verilmemelidir. Az miktarlarda denenmeli, fazlası yine ishale neden olabilir.
Petshoplarda karma ve vitaminli özel papağan yemleri(kapalı ambalajlarda) tavsiye edilir. Bunların dışında evde yine sevdiği meyvelerle (hijyene dikkat edilerek) beslenebilir. İçme suyu hergün yenilenmeli, altlığı mutlak değiştirilmeli, bilinen dezenfektanlar kullanılmamalıdır. Devamını Oku
Ana besinler
Lorilerin geniş bir diyet yelpazeleri vardır ve bu yelpaze içerisinde sıvı nektardan çiçek polenlerine ve tohumlara kadar çok değişik yiyecekler yer almaktadır. Ancak temel olarak nektara dayalı beslenme alışkanlıklarının tatmini oldukça zordur. Türkiye’de kolaylıkla bulunamayan Avico, Kaytee, Harrison’s, CeDe, Zupreem, Pretty Bird gibi markaların lorilere yönelik hem kuru hem de su ile karıştırılarak verilen ve nektar yerine geçen yemleri bulunmaktadır. Unutmamak gerekir ki bu yemler hem normal papağan yemi karışımlarına göre fiyatlıdır hem de Türkiye’ye getirtmek oldukça masraflıdır.
Önemli hatırlatma: Lori türlerinin normal papağan yemi karışımları ile beslenmesi durumunda çok ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkmakta ve ömürleri %50′nin üzerinde bir oranda kısalmaktadır.
Meyve- Sebze
Mandalina, portakal, elma, muz, ayva, yenidünya, kiwi, kayısı, incir, armut, çilek, üzüm, erik, şeftali, kiraz, vişne, havuç, brokoli (az miktarda), marul (iyice yıkanmış ve kuru olarak), mısır, maydanoz sapı, ıspanak(iyice yıkanmış ve kuru olarak) ve yeşil biber toplam bir yem kabını geçmeyecek şekilde günlük olarak verilmelidir. Diğer papağan türlerine çok tavsiye edilmeyen karpuz ve kavun lori türlerine rahatlıkla verilebilir. Meyve çekirdekleri bazı tehlikeli kimyasallar içerdiklerinden kesinlikle verilmemelidir.
Filiz
Kolza, ayçiçeği, fasulye türleri, bezelye, kuş yemi, ak darı, buğday gibi tohumların filizleri yüksek besin değerine sahip olduğundan haftada 1-2 kez verilmesi yararlıdır. Tohumlar 12 saat suyun içerisinde durduktan sonra iyice durulanmalı ve bir kap içerisine konularak üzeri ıslatılmış kağıt havlu ile kapatılmalıdır. Tohumlar mümkün olduğu kadar sık (en azından 4-5 saatte bir) yıkanmalı ve kağıt havlular değiştirilmelidir. Filiz, tohum boyu kadar olunca verilmek için uygun hale gelmiş demektir. Filizleri vermeden önce 1.5 lt su, 10 damla çamaşır suyu karışımı ile yıkamanız ve bol su ile durulamanız tavsiye olunur. Bu işlem filizlerin dezenfekte edilmesini sağlar. Filizlendirme işlemleri tamamıyla karanlıkta ve havadar bir ortamda yapılmalı ve en ufak bir kötü koku ya da küf belirtisinde tüm filizler atılarak yenisi hazırlanmalıdır. Filizler her defasında taze olarak hazırlanmalı ve birkaç saatten fazla bekletilmemelidir aksi bir durum zehirlenmelere ve hatta ölümlere yol açabilir.
Not: Filizlendirilecek tohumun ilaçlı olmaması hayati öneme sahiptir. Zira tarım amaçlı olarak üretilen bazı tohumlarda böceklere karşı ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçlar papağanınızın ölümüne yol açabilir.
Su
Su, oda ısısında ve mümkünse dinlendirilmiş olarak verilmeli ve günde 1 kez yenilenmelidir.
Vitamin
Papağanlar seçici davranabildiklerinden besinlerden yeteri derecede vitamin alamayabilirler. Bu açıklarını kapatmak için veteriner hekiminizden ya da veteriner ilaçları satan yerlerden kolaylıkla bulabileceğiniz vitamin tozunu kullanabilirsiniz. Mercimek büyüklüğünde vitamin haftada bir kez suyuna katılarak verilebilir. Papağanlarda su tüketimi en fazla yem tüketimini takibendir. Dolayısıyla suyun yem verilmeden hemen önce hazırlanarak verilmesi ve 4-5 saatlik sürenin ardından dökülerek suluğun temizlenmesi gerekmektedir. Sürenin çok fazla uzaması suda çeşitli bakterilerin üremesine yol açmakta ve papağanınızın sağlığını tehdit etmektedir. Ayrıca tam verim alınabilmesi için vitamin katkılı suyun direkt güneş ışığından korunması gerekmektedir.
Papağanlar hızlı işleyen sindirim sistemleri dolayısıyla sularına katılan vitaminleri ve özellikle B vitaminini hızla vucuttan atmaktadırlar dolayısıyla bahsi geçen vitaminler doğal sebze ve meyvelerin yerini tutmamakta, sadece bir kısım eksiklikleri telafi etmektedir. Papağanınıza özellikle erken dönemlerde sebze / meyve yeme alışkanlığı kazandırmanız şiddetle tavsiye edilir.
Piyasada Vetaş firmasının Vetavit fort (100gr) , Eczacıbaşı firmasının Polivitamin Forte (100 gr), Biyoteknik firmasının Viosol (20gr) ve daha pekçok markanın benzer ürünlerini kolaylıkla bulabilirsiniz. Genel olarak vitamin tozlarının pek çoğu aynı etkiye sahiptir ancak amino asit katkılı ürünleri tercih etmeniz tavsiye olunur.
Not: Papağanınızı ilk aldığınızda bir hafta boyunca her gün vitamin vermeniz yararlı olabilir. Yer değişikliği gibi nedenler stres seviyesini yükselttiğinden, papağanların bağışıklık seviyeleri düşmekte ve hastalıklara açık hale gelmektedirler. Vitamin takviyesi bu gibi istenmeyen durumları engellemektedir.
Devamını Oku
Ana besinler
Yem
Piyasada kolaylıkla bulunan Witte Molen, Dr. Sacchi, Bonnie, Champions, Vitakraft vb. markaların üretmiş olduğu papağan yemi karışımları kullanılabilir. Benzer bir yem açık satılan tohumların karıştırılması ile de hazırlanabilir ancak temiz ve tozdan arındırılmış olması şarttır. Örnek bir karışım şu şekilde olmalıdır:
%65 siyah –beyaz ay çekirdeği
%3 buğday
%9 yulaf
%5 mısır(yumuşak)
%3 kenevir
%5 kabuklu fıstık
%3 burçak
%3 pirinç
%4 aspir
Yem bir kez sabah bir kez de akşam olmak üzere günde iki kez yenilenmelidir.
Meyve- Sebze
Mandalina, portakal, elma, muz, ayva, yenidünya, kiwi, kayısı, incir, armut, çilek, üzüm, erik, şeftali, kiraz, vişne, havuç, brokoli (az miktarda), marul (iyice yıkanmış ve kuru olarak), mısır, maydanoz sapı, ıspanak(iyice yıkanmış ve kuru olarak) ve yeşil biber toplam bir yem kabını geçmeyecek şekilde günlük olarak verilmelidir. Meyve çekirdekleri bazı tehlikeli kimyasallar içerdiklerinden kesinlikle verilmemelidir.
Filiz
Kolza, ayçiçeği, fasulye türleri, bezelye, kuş yemi, ak darı, buğday gibi tohumların filizleri yüksek besin değerine sahip olduğundan haftada 1-2 kez verilmesi yararlıdır. Tohumlar 12 saat suyun içerisinde durduktan sonra iyice durulanmalı ve bir kap içerisine konularak üzeri ıslatılmış kağıt havlu ile kapatılmalıdır. Tohumlar mümkün olduğu kadar sık (en azından 4-5 saatte bir) yıkanmalı ve kağıt havlular değiştirilmelidir. Filiz, tohum boyu kadar olunca verilmek için uygun hale gelmiş demektir. Filizleri vermeden önce 1.5 lt su, 10 damla çamaşır suyu karışımı ile yıkamanız ve bol su ile durulamanız tavsiye olunur. Bu işlem filizlerin dezenfekte edilmesini sağlar. Filizlendirme işlemleri tamamıyla karanlıkta ve havadar bir ortamda yapılmalı ve en ufak bir kötü koku ya da küf belirtisinde tüm filizler atılarak yenisi hazırlanmalıdır. Filizler her defasında taze olarak hazırlanmalı ve birkaç saatten fazla bekletilmemelidir aksi bir durum zehirlenmelere ve hatta ölümlere yol açabilir.
Not: Filizlendirilecek tohumun ilaçlı olmaması hayati öneme sahiptir. Zira tarım amaçlı olarak üretilen bazı tohumlarda böceklere karşı ilaç kullanılmaktadır. Bu ilaçlar papağanınızın ölümüne yol açabilir.
Su
Su, oda ısısında ve mümkünse dinlendirilmiş olarak verilmeli ve günde 1 kez yenilenmelidir.
Ek Besinler
Fındık, yer fıstığı, ceviz, badem aşırıya kaçmamak kaydıyla verilebilir. Bazı kuruyemişlerde ve özellikle yer fıstığında aflatoxin (bir tür küf) bulunabileceğinden kaliteli ve markalı ürünlerin tercih edilmesinde yarar vardır. Çok iyi haşlanmış bir yumurtanın çeyreği haftada bir kez, çok az miktarda iyi pişmiş tavuk veya balık eti ise 3-4 haftada bir verilebilir. Az miktarda olmak kaydıyla haşlanmış ve yağsız makarna verilebilir. Çok az miktarda tuzsuz ve az yağlı beyaz peynir çok ender olarak verilebilir.
Vitamin
Devamını Oku
Umbrella kakadu..
Umbrella kakadu, Cacatua alba,şemsiye kakadu (ayrıca beyaz kakadu olarakda bilinir) orta büyüklükte
46 cm den büyük olup endonezyanın Halmahera adası, Bacan, Ternate, Tidore, Kasiruta and Mandiole ve kuzey Maluku gibi,
bölgelerinde sık rastlanır. ilk göze çarpan özellikleri kahverengi veya siyah gözlü olup koyu gri gagaya sahip olmalarıdır. şaşırdıklarında,
heyecanlandıklarında büyük ve gösterişli tepeleri göze çarpar. vucut yapıları şemsiyeyi andırdığı için bu adı almıştır. tepelik normalde yassıdır.
kanatları ve kuyruğunun altı limonumsu açık sarıdır. ve uçtuklarında göze çarpar.
şemsiye kakadular 80 yıl kadar yaşayabilir. çok sosyal olup aşırı ilgiye düşkündür.
çok gürültücü olabilirler.heyecenlandıklarında attıkları
çığlıklar 2 km. den bile duyulabilir. buna doğada rastlanmıştır. yaklaşık olarak 600 gr. ağırlığındadır.
(1 ve 3 yaşlarındaki erkek kakadular baz alınmıştır),Genellikle tamamen beyazdırlar.
her iki kanatda üstte ve alttaki tüylerde sarılığa rastlanabilir.
sarı tüyleri genellikle büyük beyaz tüylerin altında kaldığı için göze çarpmaz.
kuyruğundada aynı şey gözlenir.büyük geniş kuyruk tüyleri diğer tüylerini kaplar.
soyu tehlikede olan türler arasında olmamakla beraber, illegal yollardan kaçakçılığı çoktur.
CITES tarafından koruma listesine alınmışlardır.
Bu bi bakıma illegal olarak ticaretini engellemek için yapılmıştır. esaret altında taklit yetenekleri vardır.
Moluccan kakadu
Moluccan kakadu, Cacatua moluccensis veya somon tepeli kakadu olarak da bilinir.
doğu endonezyadaki güney moluccas bölgelerinde sık rastlanır. 50 cm, olup beyaz kakaduların en irisidir.
dişileri biraz daha erkeklerinden iridir. beyaz-pembe ve belirgin şeftalimsi parlak tüyleri vardır. kanatlarının altı uçuk sarıdır.
büyük yatık ibiği tehlike altında veya saldırganı yıldırmak için kullanır. yüksek sesli ve taklit yeteneği vardır.
molukan kakaduların doğada sürüler halinde yüksekliği 1000 m veya altı ormanlık alanlarda yaşarlar. beslenmeleri genelde tohumlar olup,
fındıklar, meyveler ve hindistan cevizlerinide yer.
molukan kakaduların soyu tükenmektedir.1989 dan beri CITES tarafından koruma altındadır. yılda yaklaşık olarak 6000 den fazla
molukan kakadu kaçak olarak yakalanıp ticareti yapılmaktadır. seram da manusela ulusal parkında yetiştirme çiftlikleri vardır.
soyunun tükenme tehlikesine karşılık kurulmuştur. esaret altında üreyebilirler.
sahip olmak isteyenlerbu kuşların çok gürültücü olduklarını unutmamalılar.
Goffin kakadu
goffin kakadu, Cacatua goffiniana veya Tanimbar Cockatoo, kakadu türlerinin endonezyanın banda sea adasındaki vahşi ormanlarında sık rastlanılan
bir türüdür. ağırlıkları ortalama olarak yaklaşık 350 gram ve kafasından kuyruğuna yaklaşık 31 cm uzunluğundadır. Devamını Oku
Timneh mi yoksa Kongo mu almalıyım?
Bilinenin aksine her iki gri papağan türü arasında dış görüntü dışında herhangi bir farklılık yoktur. Kongoların daha gösterişli olması nedeniyle daha yüksek fiyatlara satıldığı bilinmektedir ancak iddia edilenin aksine Timneh papağanların konuşma yeteneği de an az bir Kongonunki kadardır. Piyasada Timneh papağanların Kongo papağanların yavrusu olarak satıldığı ve kuyruk renginin zamanla açılarak kırmızıya dönüşeceğini iddia ederek konuyla ilgili fazla bilgisi olmayan insanların dolandırıldığı bilinmektedir. Dolayısıyla papağan alırken bu hususa dikkat edilmesinde fayda vardır.Aşağıdaki resimde iki türün en belirgin özelliği olan kuyruk tüyleri gösterilmiştir.
Solda bir kongonun sağda ise bir timnehin kuyruk tüyü görülmektedir.
Gri papağanın yaşını nasıl anlayabilirim?
Gri papağanların gözleri yavru iken tamamıyla siyah iken yaşlarının ilerlemesiyle irislerinin etrafı renk olarak açılır ve 3 yaşının ardından tamamıyla sarı renge kavuşur. Bu yaştan sonra bir gri papağanın yaşını belirlemek neredeyse imkansızdır zira 3 yaşındaki bir gri papağan ile 30 yaşındaki bir gri papağanın görüntüsü hemen hemen aynıdır.
Yukarıda soldan sağa olmak üzere birkaç aylık, 1 yaşında. 2 yaşında ve 3 yaş ve üstü bir papağanın göz rengi gösterilmiştir.
Gri papağanımın değişik yerlerinde kırmızı tüyler var. Bu olağandışı mıdır?
Bazı gri papağanlarda bu durum görülmektedir. Hatta neredeyse tamamı kırmızı olanlara rastlanmaktadır. Bu durum genlerden kaynaklanmaktadır ve artık çok sıradışı olmaktan çıkmıştır.
Ara’nın (macaw) yaşını nasıl anlayabilirim?
Aralarda da gri papağanlara benzer bir şekilde yaşın ilerlemesiyle birlikte irisin etrafında açık renkte bir halka oluşur ve bu kısım gittikçe sararır. Yavru bir macaw ile erişkin bir macaw arasında belirgin bir boy farkı da vardır. Ayrıca yavru macawlarda üst gaga erişkinlere göre daha kısadır.
Gri papağanımın cinsiyetini nedir?
Bazı dış emarelerden tahminler yapılabilse de %100 doğru sonuç için DNA testi veya endoskopi gerekmektedir. Ülkemizde henüz yapılamayan DNA testi için birkaç adet göğüs tüyünün veya 2-3 adet kanat tüyünün posta yoluyla yurtdışına gönderilmesi gerekmektedir. Testin toplam maliyeti yaklaşık 40-50 Avro civarındadır. Maliyetin yüksek olması sebebiyle yetiştirmeyi düşünmeyen papağanseverler için cinsiyet tahlili fuzuli bir harcama olarak görülebilir.
Endoskopi papağanın cinsiyetinin yanı sıra yaş ve üreme bilgilerini (yaş, kısırlık, yumurtlama sayısı vb.) de sağladığından daha avantajlıdır. Ancak ülkemizde bu konuda uzman veteriner hekimlerinin bulunmayışı bu yöntemin kullanımını imkansız hale getirmektedir. Dış emarelerle cinsiyet tahmini aşağıdaki şekilde yapılmaktadır.
Dişi jakoların özellikle 4-5 cm’ye kadar olan kuyruk tüylerinin uç kısmında çok dikkatli bakıldığında farkedilebilen gümüşi bir renk vardır oysa erkek jakoların kuyrukları tamamen kırmızıdır.
Devamını Oku
Sultan papağanlarının genel karakterlerinde tek eşlilik vardır. Bu göz önüne alındığında kuşunuza bir eş seçerken dikkatli olmanızı tavsiye ederim. Çünkü kuşlar birbirlerini çift olarak kabul ettikleri zaman bu kuşları ayırmanız oldukça üzücü sonuçlar doğurabilir. İkinci önemli konu ise cinsiyeti doğru anlamaktır. Birçok çiftleştirme çabası sırf bu sebepten dolayı sonuç vermemektedir. Cinsiyet ayrımı konusunda kitapta yazılanları dikkatlice okumanızı tavsiye eder ve eğer henüz acemilik dönemindeyseniz tüy renginden cinsiyeti kolay ayrılan mutasyonları tercih etmenizin sizi bu problemden kurtaracağını da hatırlatırım.
Devamını Oku
Sultanlar sürü halinde yaşayan türlerdendir. Bu sürüler o kadar büyüktür ki, gökyüzünü karatacak kadar geniş alan kaplarlar. Tohumla beslenen türler olduklarından, yiyecek arayışı içinde genelde sürü halinde yaşamak tipik bir davranış bicimidir. Sultanlarda bu şekilde Avustralya’nın yeşil alanlarında yiyeceklerini ararlar.
Yiyeceğin bol olduğu bir yerde sürü yumurtlamak amaçlı geçici konaklar. Sultanlar en iyi yumurtlama yeri için kesintisiz kavga halindedirler. Kavgayı en iyi uyku köşesini kapmak içinde yaparlar. Yalnız şu bir gerçek ki, açık alanda yapılan kavgalar kafes veya salmalarda olduğundan çok daha sakin geçiyor ki bu tür yerlerde sadece eş arayışı bile çok sert gaga darbeleriyle yapılan kavgaların çıkmasına sebep oluyor. Geniş sürülerde sayının fazla olmasından dolayı sağlıklı bir hiyerarşi oluşması imkânsız olduğu için böyle baskın çıkmalarda oluşmamaktadır.
Sultanlar kendi aralarında hafif dostluklar da kurarlar Hem cinsleriyle tipik davranış biçimleri sergilerler. Örneğin kafa kaşıma, öpüşme, sokulma vb gibi. Diğer erkeklerle yapılan bu davranış değiş tokuşu, onlara hem örnek almaları açısından, hem de çiftleşmelerinde gerekli olan tohum bezelerinin aktifleşmesi açısından önemlidir.
Sultanlar çok sosyal hayvanlardır ve mutlu olabilmeleri için mutlaka türdeşlerinin varlığına ihtiyaç duyarlar.
Genelde sultanlar monogam (tek eşli) canlılardır.
Sultanların Avustralya’nın geniş alanlarından oluşan doğal ortamları çok zorludur. Yaşam ortamları yarı çöller, stepler, çalılıklardan ve açık okalüptüs ormalarından oluşur. Yağmur zamanlarında buralar onlara yumurtlamak için oyuklar sunarlar. Devamını Oku
Almadan önce bilinmesi gerekenler –sorulacak sorular-:
*Alerji veya benzeri durumlar – evde yaşayanlarda alerji veya benzeri bir durum var mı?
Kuşlar ufak tüyler dökerler ve bu da alerjik reaksiyonlar ve solunduğunda problem yaratabileceğinden özellikle yatılan odada beslenmeleri kesinlikle sakıncalıdır.
Bir pet bir eşya olarak görülmemelidir
Bir köşeye atılmamalıdır
Ve keyfine göre davranıp geri vermek
Şimdi asıl konumuz sultanlar olduğundan onlara ilgili gereken kısımlar cevaplayalım ki sultanlar sosyal yaşam şekli olarak papağanlara çok yakın olan bir tür olduğundan onlarda dikkat edilmesi gereken bir hayli durum vardır:
Pelüş oyuncak versiyonu bir pet alacağım!
O zaman sultan almayın sultanlar bir kuş türüdür yani pelüş oyuncak değildir özellikle çocuklar için uygun değildirler çünkü sultanlar sıkıştırılıp sıkılmaz.
Devamını Oku
Vitamin Eksikliğine Bağlı Hastalıklar
E Vitamini Eksikliği
Özellikle Sultan Papağanları E vitamini eksikliğine karşı hassastırlar. Eğer bir kuşta E vitamini eksikliği varsa, kuş yürümeye çalışırken titremeye ve yalpalamaya başlar. Kramplar ve zorunlu dairesel hareket E vitamini eksikliğinin belirtileri olabilir. Bir çok kuşun görme kabiliyeti azalır, bazı ilerlemiş durumlarda kuş tamamen kör olabilir. Dikkat! Eğer E vitamini eksikliği bir kez oluşursa kuş iyileştirilemez. E vitamini enjeksiyonları bile kuşu iyileştirmez; sadece acıyı dindirebilir. Bu yüzden iyi dengelenmiş bir beslenme sağlamak, E vitamini eksikliğini önlemek için önemlidir
Konu: D Vitamini Eksikliği
Body style=”FLOAT: left; OVERFLOW: auto”>Bir kuşun vücudunda, D vitamini minerallerle ilgili metabolik işlemler için çok önemlidir. Kalsiyumun ve besindeki fosforun ince bağırsaktan geçerken emilimine yardımcı olur. Bununla birlikte D vitamini, iskeletin mineral tuzları depolamasından sorumludur. Eğer D vitamini eksikliği oluşursa organizma kalsiyum eksikliğinden dolayı sağlam kemik oluşturamaz. Bu yüzden kemikler çok yumuşar ve bükülürler. Genç kuşlarda bu durum oluştuğunda bu rachitis(raşitizim), daha yaşlı kuşlarda ise “adult rickets” (ergen raşitizmi)dir. Bunların her ikisinde de belirtiler oldukça benzerdir. Kemikler yeterince mineral tuz içermediklerinden çok yumuşarlar ve bunun sonucunda iskelette (bacaklar,omur) deformasyonlar oluşur. Radyograf yardımıyla bir veteriner kuşun iskelet durumuyla ilgili daha fazla şey belirleyebilir. Böylece kuşun D vitamini eksikliği yaşayıp yaşamadığı belli olur. Kuşa sağlıklı besin vererek optimal vitamin ve mineral desteği sağlamak çok önemlidir. Buna ek olarak birçok durumda hasta kuşu güneş ışığına çıkarmak ya da UV lambasının ışınlarını vücuduna almasını sağlamak faydalıdır. Ultraviyole ışınlar, kuşun derisinin D3. vitamini üretebilmesi için gerekli ve bu yüzden önemlidir. Devamını Oku